Ege Toprakları Paslanmaz Çelik Satranç Seti - Mermer Kaideli
EGE TOPRAKLARI SATRANÇ SETİ: MİTOLOJİNİN HAMLELERİ
Antik Yunan ve Ege mitolojisinin epik hikayelerinden esinlenerek tasarlanan Ege Toprakları Satranç Seti, strateji ile sanatı aynı masada buluşturuyor. İstanbul’daki atölyemizde paslanmaz çelikten hassas döküm yöntemiyle üretilen her bir figür, zanaatkar dokunuşlarıyla hayat bulur.
Ustalık ve Malzeme Kalitesi
Oyuncuya her hamlede güç ve hakimiyet hissi veren figürler, toplamda yaklaşık 2.4 kg ağırlığındadır. Bu asil orduya, 38x38 cm boyutlarında, doğal dokusuyla büyüleyen premium mermer satranç tahtası eşlik eder. Paslanmaz çeliğin ölümsüzlüğü ile mermerin ağırlığı, seti nesiller boyu saklanacak bir aile mirasına dönüştürür.
Koleksiyon Değeri ve Estetik
Ege Toprakları seti, sadece bir oyun aracı değil; antik sanata ilgi duyanlar için ofis veya ev dekorasyonunda kullanılacak görkemli bir sanat eseridir. Modern ve güvenli paketlemesiyle, koleksiyonerler için kusursuz bir hediye seçeneğidir.
- Ölçüler
- 40 × 40 × 10 cm
- Ağırlık
- 2,406 kg
Paslanmaz çelik parçaları yumuşak, mikrofiber bir bezle silin; aşındırıcı temizleyici veya tuzlu su kullanmayın. Mermer tahtayı nemli bir bezle temizleyin ve hemen kuruyla silin. Saklarken her parçayı bezle sarın, kuru bir ortamda muhafaza edin.
Sipariş üzerine üretilir, en geç 30 günde kargolanır (yurt dışı teslimat +10 güne kadar). 14 günlük iade hakkı.
Tüm detaylar için kargo politikamıza göz atın.

Bir Babanın Denizi
Aigeus, oğlu Theseus’un Girit’ten dönüşünü Sounion burnundaki kayalıklardan izlerdi. Anlaşma basitti: gemi sağ salim dönerse yelkenler beyaz, Theseus ölmüşse siyah olacaktı. Theseus zaferin sevinciyle yelkenleri değiştirmeyi unuttu; ufukta beliren gemi hâlâ siyah yelkenliydi. Aigeus, oğlunu kaybettiğini sanarak kendini aşağıdaki sulara bıraktı. O günden beri bu deniz onun adını taşır — her dalgası, tutulamamış bir sözün yankısı.
Bu satranç seti, o bekleyişin sessizliğini bir tahtaya taşır. İstanbul atölyemizde her taş, antik Ege dünyasının bronz dökümcülerinden miras kalan hassas döküm yöntemiyle şekillenir: mum modelden refrakter kalıba, oradan yüksek ısıda akan paslanmaz çeliğe. Yüzeyler elle perdahlanır; hiçbir taş, son bir gözden geçirme olmadan kutusuna girmez.
Tahta, atölyemize taşınan tek bir mermer bloktan kesilir; damarları o denizin dalgalarını andırır. Taşlar elde tutulduğunda ağırlıklarını hissettirir, oynanmasa bile bir rafın sessiz merkezine dönüşür — Aigeus’un beklediği o ufuk çizgisi gibi, hep bir dönüşü bekleyen.